Rize AİHL ve İHL Matematik Öğretmeni


Bir Matematikçinin (Amatör) Sitesi

   Yürek Devleti

...
Çağdaş sistemler, boyundurukları altında yaşayan insanların varlıkla ilgili temel soruları sormasına fırsat tanımamak için ellerindeki tüm imkânları kullanmaktadır. Geldiği seviye karşısında insanı hayrette bırakan teknoloji dahi yönetimler tarafından bir “büyü” gibi kullanılmakta, insanlık ailesi bu büyü ile efsunlanmaktadır.

Teknoloji… “Akil” olduğu halde bir türlü “Baliğ” olamayan zıpçıktı bir medeniyetin ürünü; rüşde ermesi istenmeyen insanlığın tehlikeli oyuncağı… Müşriklerin put yaparak tapınıp, acıkınca yedikleri helvalarından daha çok işlevi olan bir “oyuncak” bu. Üstelik masum da değil. İnsan bu oyuncakla bazen kendi geleceğini bile tehlikeye sokabilmekte, tabiattaki dengeleri sarsabilmekte.

Teknolojinin ekolojik dengeyi bozması ayrı bir konu, onu geçiyoruz. Teknolojinin bozduğu bir denge daha var ki, biz asıl ondan söz etmek istiyoruz: İnsanın manevi dengesi. İşte sistemlerin de istediği bu: insanın tabiatını bozup, “varlık sancısı” çekmemesi için onu teknoloji ile narkozlayıp uyuşturnak. Esrarkeşlikten daha beter bir şey bu. Teknoloji ile narkozlananlar için bir rehabilitasyon merkezi de yok.

İnsanlar “neden?” ve “niçin?” sorularını soracaklar diye çağdaş düzenlerin ödleri kopmaktadır. Bu yüzden insanın düşünce ve duygularını yönlendirmek için, iletişim araçlarıyla ve eğitim yoluyla bunca gayret sarfetmektedirler. Sömürü çarklarını döndürmek için müziği, sporu ve hatta dinin bizzat kendisini bir “uyuşturucu” olarak nasıl kullandıklarının örneklerini hepimiz görüyoruz.

Bütün bunlar insanlığın kaybettiği kimlik olan “islam” ı, yani “insanın kendisi” ni bulmaması için tezgahlanan oyunlardır. ...

Musrafa İslamoğlu'nun "Yürek Devleti" isimli kitabından.